SON DAKİKA
18 Temmuz 2026 Cumartesi 16:42 GÜNCEL

ÇAVDIR' DA OKUL VE ÖĞRENCİ TARTIŞMASI

ÇAVDIR' DA OKUL VE ÖĞRENCİ TARTIŞMASI

TOKİ EVLERİ 15 YILDA RİSKLİ HALE Mİ GELDİ

Çavdır’da  Öğrenciler 1 Okulda damı Eğitim Görecek

​Bir kenti ayakta tutan binaların heybeti değil, o binaların içinde yankılanan insan sesidir. Adliyesi kapanan, postaneden yoksun bırakılan, pancar şefliği elinden alınan bir ilçenin hafızası, yavaş yavaş ve planlı bir şekilde siliniyor demektir. Bugün Çavdır’ın karşı karşıya kaldığı manzara tam olarak budur. Ancak iş, kamu kurumlarının tabelalarını indirmekten çıkıp çocukların geleceğine, yani eğitime dayandığında orada durup düşünmek gerekir.

​CHP Çavdır İlçe Başkanı Bekir Serttaş’ın kamuoyuyla paylaştığı acı gerçekler, sadece bir siyasi eleştiri değil; aynı zamanda bir ilçenin feryadıdır.

​Güçlendirme Kararlarının Arkasındaki Büyük Çelişki

​Önce Bayır Şehit Halil Çelik İlkokulu ve Ortaokulu’nun yıkım kararı, ardından henüz 15-16 yıllık geçmişi olan TOKİ İlkokulu ve Ortaokulu’nun "güçlendirme" gerekçesiyle kapatılması… Deprem kuşağında yaşayan bir bölgede binaların güvenli hale getirilmesi elbette hayati bir zorunluluktur. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak Serttaş’ın sorduğu o can alıcı soru, yetkililerin masasında bir dağ gibi durmaktadır: Eğer devletin inşa ettiği 15 yıllık okul binası depreme dayanıksızsa, aynı dönemde yapılan ve yüzlerce vatandaşın içinde yaşadığı TOKİ konutları ne kadar güvenli?

​Kamu otoritesi bir okulu tahliye ederken, hemen yanındaki konutlarda oturan insanların can güvenliğini hangi vicdani ve hukuki gerekçeyle şansa bırakabiliyor? Bu soruya verilecek tatmin edici bir cevap henüz ortada yok.

​8 Köy, 2 Mahalle ve Tek Bir Okul

​Eğitimin planlaması, yapboz tahtasına çevrilmeyecek kadar hassas bir terazidir. Alınan son kararla birlikte 8 köy ve 2 mahallenin öğrencileri, Çavdır merkezindeki tek bir okula mahkûm edilmiş durumda. Yaklaşık 800 öğrencinin aynı binaya yığılması demek; pedagojik olarak kalitenin düşmesi, idari olarak yönetilemez bir kaosun doğması demektir.

​Taşımalı eğitim sisteminin bu yoğunluğu kaldırıp kaldıramayacağı meçhul. Sınıfların kaç kişiye çıkacağı, öğretmenlerin bu kalabalıkta öğrencilere ne kadar vakit ayırabileceği belirsiz. Çocuklarımızı geleceğe mi hazırlıyoruz, yoksa günü kurtaracak lojistik çözümlerle sadece bir binaya mı sıkıştırıyoruz?

​Çavdır’ı İnsansızlaştırma Politikası mı?

​Yıllar içinde adliyenin, postanenin ve diğer kurumların komşu ilçe Gölhisar’a taşınmasıyla Çavdır zaten bir "çevre ilçe" konumuna itilmek isteniyordu. Şimdi bu halkanın son zinciri eğitimle tamamlanmaya çalışılıyor. Serttaş’ın "Niyetiniz buysa Çavdır İlkokulu'nu da kapatın, herkes rahat etsin" isyanı, ilçede yaşayan her anne babanın, her esnafın ortak duygusudur.

​Bir ilçenin resmi kurumlarını elinden alırsanız orayı köy wholesale'ine çevirirsiniz; ama eğitimini elinden alırsanız oranın geleceğini kurutursunuz.

​Yetkililerden Açıklama Bekleniyor

​Vatandaş şeffaflık bekliyor. Çocuklarının sabahın köründe hangi şartlarda okula gideceğini, nasıl bir binada eğitim göreceğini bilmek en doğal haklarıdır. Alınan kararların teknik raporları, güçlendirme çalışmalarının ne kadar süreceği ve bu süreçte çocukların uğrayacağı pedagojik kaybın nasıl telafi edileceği kamuoyuna açıkça anlatılmalıdır.

​Çavdır halkı yalnız ve sahipsiz değildir. Eğitim hakkı, tasarruf tedbirlerine ya da plansız bürokratik kararlara kurban edilemeyecek kadar kutsaldır. Yetkililerin bu kriz karşısında suskunluğunu bozması ve mantıklı bir açıklama yapması artık bir zorunluluktur. Aksi takdirde, bu kararların altında kalan sadece eğitim sistemi değil, Çavdır’ın geleceği olacaktır.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER