SON DAKİKA
03 Ekim 2026 Cumartesi 20:29 GÜNCEL

SAĞLIK DA MÜFETTİŞ GELECEK Mİ? GAZETECİ ENGELİ 112 NİN ALTINDAN NE ÇIKACAK?

SAĞLIK DA MÜFETTİŞ GELECEK Mİ? GAZETECİ ENGELİ 112 NİN ALTINDAN NE ÇIKACAK?

SAĞLIK VE KAMUDA HİÇ BİR OLAY ORTADA KALMAZ

SAĞLIKTA BİRİKEN SORULAR: “SAYIN VALİM, MÜFETTİŞ TALEBİNİZİN ARKASINDA MISINIZ?”


BAKAN BURDUR’A GELDİ, GAZETECİNİN BAKAN’A ULAŞMASI ENGELLENDİ İDDİASI GÜNDEMDE KALDI.

112 OLAYI, HASTANEYLE İLGİLİ İDDİALAR VE YEMEKHANE TARTIŞMASI İSE YENİ SORULARI BERABERİNDE GETİRDİ.


Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 20 Ağustos 2026’da Burdur’a geldi. Bakanın programında Valilik ziyareti, sağlık yöneticileriyle değerlendirme toplantısı ve Burdur Devlet Hastanesi ziyareti yer aldı. 

Ancak Bakan’ın Burdur ziyaretinde sağlık yatırımlarının yanı sıra başka bir konu da gündeme geldi:
Bir gazeteci olarak Bakan’a ulaşmak, dosya sunmak ve Burdur’daki sağlık sorunlarını doğrudan aktarmak istediğim sırada polis tarafından engellendiğim iddiası.


GÜR HABER olarak o gün yayımladığımız haberde, Bakan hastane içerisinde ilerlerken kendisine ulaşmak ve dosya sunmak istediğimizi, ancak İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin buna izin vermediğini kamuoyuna duyurduk.


Burada bugün hâlâ cevaplanmamış çok önemli bir soru var:


“GAZETECİYİ BAKAN’A ULAŞTIRMAMA TALİMATINI KİM VERDİ?”
O gün sahada dönemin İl Emniyet Müdür Yardımcısı ve Vali Yardımcısının da bulunduğu bir ortam vardı.


Dolayısıyla Sayın Vali Tülay Baydar Bilgihan’a açıkça soruyorum:


Sayın Valim, bir gazetecinin Sağlık Bakanı’na ulaşmasını, dosya sunmasını ve Burdur’un sağlık sorunlarını doğrudan Bakan’a aktarmasını engelleyen talimatı kim verdi?


Bu talimat neden verildi?


Güvenlik gerekçesi ise somut gerekçe neydi?


Bu karar kim tarafından alındı ve sahadaki görevlilere nasıl iletildi?


Bu soruların cevabı verilmeden, yaşanan olayla ilgili kuşkuların tamamen ortadan kalkması mümkün görünmüyor.


O DOSYANIN BAŞINDA 112 OLAYI VARDI


Bakan’a sunulmak istenen dosyanın önemli başlıklarından biri 112 olayıydı.
GÜR HABER’in daha önce kamuoyuna taşıdığı olayda; polis ölçümündeki 0,47 promil sonucu ile daha sonra hastanede ortaya çıkan 0,00 sonucu, olayla ilgili tutanaklar, 112 kayıtları ve sürecin idari boyutuna ilişkin çeşitli sorular gündeme gelmişti.
GÜR HABER’in 20 Ağustos tarihli haberinde de, Bakan’a sunulmak istenen dosyanın bu soruları içerdiği açıkça anlatılmıştı.

Bakana yazılı dosya ve sözlü ifadelerimle Burdur Sağlık ta aksayan yönleri aktarmaktı.


Bizim amacımız herhangi bir kişiyi peşinen suçlamak değildi. Suçu olanlar ortaya çıkarsa da kamu adına çıkmasını temiz toplum adına istemeyen kim olabilir...


Amaç, kamuoyunun cevap beklediği soruları Sağlık Bakanı’na doğrudan aktarmaktı.


SAYIN VALİM, “MÜFETTİŞ İSTEYECEĞİM” SÖZÜNÜZÜ HATIRLIYORUZ


İşte bugün gelinen noktada çok daha önemli bir husus var.
Sayın Valim;
112 olayıyla ilgili özel bir görüşmemizde, kamuoyunda soru işaretleri bulunan bu dosya konusunda müfettiş talep edeceğinizi ifade etmiştiniz.


Biz bunu sıradan bir sohbet cümlesi olarak değerlendirmedik.


Devletin valisi olarak söylediğiniz sözü, kamu yararı açısından verilmiş ciddi bir güvence olarak gördük.


Şimdi sormak zorundayız:


Sayın Valim, 112 olayı için müfettiş talebiniz olacaktı.

Sanırım bunu lafın gelişi olarak söylemediniz!


Çünkü üzerinden zaman geçti.


Ve bugün sağlık alanında başka bir tartışma daha yaşanıyor.


112 OLAYIYLA YEMEKHANE TARTIŞMASINI AYNI ÇERÇEVEDE NEDEN SORGULUYORUZ?


Burada herhangi bir olay arasında doğrudan bağlantı kurduğumuzu söylemiyoruz.
Ancak kamuoyunun güveni açısından bütün dosyaların aynı şeffaflık ve denetim anlayışıyla ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.


Bir tarafta 112 olayı…


Diğer tarafta Burdur Devlet Hastanesi yemekhanesi ve gıda depolarıyla ilgili iddialar…
GÜR HABER’in elinde ise habere konu ürünlerden biriyle ilgili barkod ve miad/son kullanma tarihini gösteren belge bulunuyor.


İl Sağlık Müdürlüğü ise yaptığı açıklamada yemekhanenin genel çalışma sistemini; ürünlerin kabulünü, soğuk zinciri, diyetisyen kontrollerini ve 72 saatlik yemek numunelerini anlattı.Klasik bürokrat cevabı....


Fakat kamuoyunun sorusu çok daha somut:


Habere konu edilen ürün ne oldu?


GÜR HABER’İN ELİNDEKİ BELGE İNCELENDİ Mİ?


GÜR HABER’in elinde bulunan barkodlu belgede yer alan ürün açısından;


Ürün hastanenin kayıtlarında var mıydı?


Hangi tarihte satın alındı?


Hangi tarihte depoya girdi?


Miad/son kullanma tarihi neydi?


Kullanıldı mı?


Kullanıldıysa hangi tarihte ve hangi yemekte kullanıldı?


Hastalara veya personele servis edildi mi?


İmha edildi mi?


İmha edildiyse tutanağı var mı?


Ürün hâlâ mevcutsa muhafaza altına alındı mı?


sorularının cevaplanması gerekiyor.


Çünkü artık mesele sadece “yemekhanede prosedür uygulanıyor” açıklaması değildir.


Mesele, somut belgenin gösterdiği somut ürünün akıbetidir.


“BELGE NEDEN KAYBOLSUN?” DEMİYORUZ; “KAYBOLMAMASI İÇİN NE YAPILDI?” DİYORUZ


Burada çok açık olalım:


GÜR HABER, herhangi bir belgenin yok edildiğini veya ürünlerin ortadan kaldırıldığını iddia etmiyor.
Böyle bir sonuca ulaşmak için somut delil gerekir.


Ancak incelemeye konu olabilecek belgelerin ve ürünlerin korunması gerekir.


Bu nedenle soruyoruz:


Bütün ürünler için tespit tutanağı tutuldu mu?


Barkodlar kayıt altına alındı mı?


Miad tarihleri tek tek belirlendi mi?


Depo giriş-çıkış kayıtları muhafaza edildi mi?


İmha edilen ürün varsa imha tutanağı düzenlendi mi?


Habere konu ürünler inceleme süresince koruma altına alındı mı?


Bunlar suçlama değil.


Sağlıklı bir soruşturmanın temel soruları.


72 SAATLİK NUMUNELER NEREDE?


İl Sağlık Müdürlüğü açıklamasında yemeklerden numune alındığı ve 72 saat saklandığı belirtiliyor.
O halde:
Habere konu tarihlerdeki yemek numuneleri mevcut mu?
Hangi menüye ait oldukları belli mi?
Kim tarafından teslim alındı?
Nerede muhafaza edildi?
Gerekirse laboratuvar incelemesi yapılacak mı?
Bunların da açıklığa kavuşturulması gerekiyor.


SAĞLIKTA BİRİKEN KAMU VİCDANI VE TATMİN OLMAYAN SORULAR


Buradaki temel mesele artık tek bir olay değil.
112 olayıyla ilgili kamuoyunda cevap bekleyen sorular var.
Hastaneyle ilgili daha önce gündeme gelen çeşitli iddialar var.
Yemekhane ve gıda depolarıyla ilgili yeni sorular var.
Sağlık çalışanlarının ve sendikaların gündeme getirdiği sorunlar var.
Ve bütün bunların üzerinde bir başka kavram var:


KAMU GÜVENİ.


Bir olay hakkında iddia ortaya atıldığında kamuoyu iki şeyi bilmek istiyor:


İddia doğru mu?


Değilse neden değil?


Bunu ortaya çıkaracak mekanizma ise bağımsız, şeffaf ve güvenilir bir inceleme.


SAYIN VALİM, MÜFETTİŞ KONUSUNU YENİDEN SORUYORUZ


Bu nedenle Sayın Valim;


112 olayıyla ilgili özel görüşmemizde ifade ettiğiniz müfettiş talebinizin gerçekleştirmenizi  rica ediyoruz. Söz sizin ağzından çıktı. Bu gün ortaya atıan iddia ile kaçınılmaz oldu.


Müfettiş talep edildi mi?


Edildiyse hangi tarihte edildi?


Bakanlığa mı, ilgili makama mı başvuruldu?


İnceleme yapıldı mı?


Yapılmadıysa neden yapılmadı?


Ve şimdi buna bir soru daha ekliyoruz:


Burdur Devlet Hastanesi yemekhanesi ve gıda depolarıyla ilgili iddiaların da Bakanlık müfettişleri tarafından incelenmesini talep edecek misiniz?


Çünkü özel görüşmede kamu yararı adına ifade edilen bir sözün, kamuoyunda karşılığının olması gerektiğine inanıyoruz.


BAKAN’A ULAŞIMIN ENGELLENMESİ DE ARAŞTIRILMALI


Bir başka konu da unutulmamalı.


Sayın Valim;
Bir gazetecinin Sağlık Bakanı’na ulaşmasının neden engellendiği de araştırılmalı.


Dönemin İl Emniyet Müdür Yardımcısı ve Vali Yardımcısının bulunduğu bir ortamda gerçekleşen bu olayda;


Talimat kimden geldi?


Neden verildi?


Hangi güvenlik gerekçesine dayanıyordu?


Herhangi bir resmi kayıt veya tutanak tutuldu mu?


Gazetecinin Bakan’a dosya sunması neden engellendi?

Kim kimden ne gizliyor olabilir ki
Ve en önemlisi:
Gazetecinin haber alma ve kamu adına soru sorma imkanının engellenmesi iddiasının araştırılması da kamu yönetiminin sorumluluk alanında değil midir?


BAKAN BURDUR’A GELDİ; PEKİ BURDUR’UN SORULARI BAKAN’A ULAŞTI MI?


Bakan Memişoğlu’nun resmi programında sağlık yöneticileriyle toplantı yapıldığı ve hastane yönetiminden sağlık hizmetleri ile yatırımlar hakkında bilgi aldığı görülüyor.


Ancak yerel basının, sendikaların, sağlık çalışanlarının ve vatandaşların bütün sorularının aynı şekilde Bakan’a ulaşıp ulaşmadığı ayrı bir mesele.


Çünkü kamu yönetiminde bilgi yalnızca yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya da gitmeli.


Sağlık çalışanının yaşadığı sorun Bakan’a ulaşmalı.


Hastanın yaşadığı sorun Bakan’a ulaşmalı.


Vatandaşın şikâyeti Bakan’a ulaşmalı.


Sendikanın eleştirisi Bakan’a ulaşmalı.


Ve gazetecinin kamu adına sorduğu soru da Bakan’a ulaşabilmeli.


GÜR HABER’İN TALEBİ ÇOK NET


Biz kimseyi peşinen suçlamıyoruz.
Kimseyi peşinen aklamıyoruz.
Belge varsa incelensin.
İddia varsa araştırılsın.
Yanlış varsa ortaya çıkarılsın.
İddia asılsızsa o da kamuoyuna açıklansın.


112 dosyası için söz verilen müfettiş talebi yerine getirilsin.


Yemekhane dosyası gerektiğinde Bakanlık müfettişlerince incelensin.
GÜR HABER’in elindeki barkodlu belge değerlendirilsin.
Ürünlerin akıbeti ortaya çıkarılsın.


Ve Bakan’a gazeteci olarak ulaşmamızın neden engellendiği araştırılsın.


Çünkü mesele Hasan Güraksu’nun Bakan’a ulaşması değildir.


Mesele, Burdur’un sağlık sorunlarının en üst makama doğrudan aktarılabilmesidir.
Mesele, halkın haber alma hakkıdır.
Mesele, kamu vicdanında biriken ve henüz tatmin edici cevap bulmayan soruların açıklığa kavuşturulmasıdır.


Sayın Valim;
112 olayı için müfettiş talebiniz olacaktı.


Sanırım bunu lafın gelişi olarak söylemediniz.


Şimdi kamuoyu adına soruyoruz:


SÖZ VERİLEN MÜFETTİŞ TALEBİ NE OLDU?


VE SAĞLIKTA BİRİKEN DİĞER SORULAR İÇİN DE AYNI DENETİM İRADESİ GÖSTERİLECEK Mİ?
GÜR HABER SORUYOR.
KAMUOYU CEVAP BEKLİYOR.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER