Burdur, 2025 yılında TKDK aracılığıyla 177 milyon TL'lik hibe desteği aldı. Tarım, hayvancılık ve kırsal kalkınma projelerini kapsayan destekler önemli görülse de, IPARD III döneminde değişen puanlama sistemi Burdur'un gelecek yıllarda alacağı pay konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, rekabet gücünün korunmaması halinde yatırımların ve üretimin risk altına girebileceğine dikkat çekiyor.
Sevgili okurlarım,
Burdur, 2025 yılı içerisinde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığıyla 177 milyon TL’lik hibe desteği aldı. Kâğıt üzerinde bakıldığında küçümsenmeyecek bir rakam. 35 proje, 9 farklı sektör… Sera yatırımlarından süt tesislerine, kırsal turizmden arıcılığa kadar uzanan geniş bir yelpaze.
Elbette bu tabloyu görmezden gelmek haksızlık olur. Bu destekler, Burdur’un kırsalında üretimin sürmesi, gençlerin toprağı tamamen terk etmemesi ve yerel ekonominin nefes alması açısından önemli.
Ancak madalyonun bir de arka yüzü var.
Öncelikle şu gerçeği teslim etmek gerekiyor:
Bugün açıklanan bu projelerin altyapısında, önceki TKDK Burdur İl Koordinatörü Mesut Yıldırım’ın ciddi emeği ve girişimi bulunuyor. Birçok yatırım, onun döneminde atılan adımların, yapılan yönlendirmelerin ve hazırlanan projelerin sonucu. Kurumlar kişilere bağlı değildir denir ama bazı isimler, kurumlara yön verir. Bu da onlardan biridir. Unutmamak gerekir.
Gelelim asıl soruya…
Gözler artık bu yıla çevrilmiş durumda.
IPARD III döneminde tablo değişiyor. Türkiye genelinde 42 il dışında programa yeni dahil edilen iller ile deprem bölgesindeki illere sağlanan puan avantajları, ister istemez Burdur gibi daha önce sistemin içinde olan illerin dezavantajlı hale gelmesine yol açıyor.
Bu, teknik bir detay gibi görünse de sahada karşılığı çok net:
Kimse deprem bölgesine verilen pozitif ayrımı sorgulamıyor, sorgulamaz da. Ancak yıllardır tarım ve hayvancılıkta ayakta kalmaya çalışan, kırsalı zaten kırılgan olan illerin tamamen geri plana itilmesi de ayrı bir sorun.
Bugün 177 milyon TL’yi konuşuyoruz.
Peki yarın?
Eğer Burdur, IPARD sisteminde rekabet gücünü kaybederse, sadece rakamlar düşmez.
* Kırsalda üretici vazgeçer
* Genç girişimci hevesini kaybeder
* Tarımda çeşitlilik azalır
Ve en önemlisi, “destek var ama bize yok” algısı kök salar.
Bu noktada hem TKDK’nın hem de yerel aktörlerin daha güçlü bir refleks göstermesi şart.
Burdurun yeni Koordinatörü danışmanlara mesafe koyarak, birilerinin talimatıyla hareket etmek yerine kolektif çalışma örneği sergilemeli...
Burdur’un dosyaları daha nitelikli hazırlanmalı, proje sahipleri daha iyi yönlendirilmeli, Ankara nezdinde ilin sesi daha gür çıkmalı.
Özetle;
177 milyon TL elbette önemli.
Ama asıl mesele, önümüzdeki yıllarda Burdur’un bu rakamları koruyup koruyamayacağıdır.
Gözler artık açıklanan desteklerde değil, gelecek projelerde ve alınacak sonuçlarda.
Ve unutmayalım:
Kırsal kalkınma, sadece rakamlarla değil, süreklilikle ölçülür.