SON DAKİKA
08 Şubat 2026 Pazar 13:57 KÖŞE YAZARLARI

MANİPÜLASYONUN SENDİKAL VERSİYONU

Manipülasyonun Sendikal Versiyonu

Gazetecilik refleksi basittir:İddia varsa, belge sorarsın.Belge yoksa, iddia askıda kalır.

Burdur Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 30 sağlık çalışanının görev yerinin değiştirildiği yönündeki açıklamalar, Türk Sağlık-Sen Burdur Şube Başkanı Mücahit Güneş tarafından “ahbap-çavuş ilişkileri” ve “keyfi uygulamalar” iddiasıyla basına servis edildi.

 Açıklama sertti, cümleler güçlüydü, algı oluşturmaya müsaitti.


Ancak gazeteci olarak bize düşen, metnin duygusuna değil gerçeğin kendisine bakmaktır.

Bu nedenle sordum, araştırdım, idareyle görüştüm.

Hastane yönetiminin verdiği yanıt netti:

Görev yeri değişikliklerinin hizmet puanı, birim ihtiyacı ve hasta hizmet kalitesini artırma amacıyla yapıldığı ifade edildi.


Buraya kadar iddia–karşı iddia.
Asıl kırılma noktası şurada yaşandı:

Türk Sağlık-Sen Burdur Şube Başkanı Mücahit Güneş'den iddia ettiği gibi hizmet puanı gözetilmeden yapılan tek bir keyfi atamayı, isim vererek ve somut belgeyle ortaya koymasını istedim.

Sonuç?
 Belge yok.
 İsim yok.
 Somut örnek yok.

Buna rağmen “ahbap-çavuş ilişkileri” gibi son derece ağır bir itham kamuoyuna servis ediliyor. 

Eğer böyle bir durum varsa, sendikal sorumluluk bunu sloganla değil kanıtla ortaya koymaktır.

Dahası var.
Aynı sendika başkanının;

– 112’de yaşanan alkol skandalı gibi
– kamuoyuna yansıyan ve somut delilleri bulunan olaylarda
açıklama yapmaktan özellikle kaçındığı da hafızalarda taze.

Yani tablo şu:
Belgesi olan yerde sessizlik,
belgesi olmayan yerde yüksek ses.

Bu da ister istemez şu soruyu doğuruyor:

Bu bir hak mücadelesi mi, yoksa algı yönetimi mi?

Benim şahsi kanaatim şudur:

Bu açıklamalarla asıl yapılmak istenen, gazetecileri ve kamuoyunu manipüle etmektir.

Buradan meslektaşlarıma açık bir uyarıda bulunuyorum:

Bu sendika başkanından gelen her bilgi, her iddia iki kez değil, üç kez sorgulanmalıdır.

Belge yoksa, haber yoktur.

İsim yoksa, iddia havada kalır.

Gazetecilik, kimden gelirse gelsin metni aynen servis etmek değildir.

Gazetecilik, rahatsız edici soruları sormaktır.

Ben o soruları sordum.

Yanıt alamadım.
Kamuoyunun da bunu bilmeye hakkı var.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER